AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Sona McDiable

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Sona McDiable
5. Sınıf Çaylak
avatar

Mesaj Sayısı : 19
Kayıt tarihi : 15/06/10
Nerden : evden :D

MesajKonu: Sona McDiable   Çarş. Haz. 16, 2010 10:47 am

Morali bozuk bozuk ilerliyordu Sona.Uzun bir aradan sonra ilk defa ona her şeyi öğreten hocası Sona'yı aramıştı ama o da okulun en önemli olayına denk gelmişti!Okul balosuna!..Sona hazırlıklardan hemen sonra odasına bile uğramadan şehre inip bir arabaya atlamış ve hocasının onun çağırdığı yere gitmişti...Klasik bir vampir avıydı.Aslında hocası Sona'yı pek çağırmazdı bu işler için.Artık Sona'nın fazlasıyla geliştiğini,kendi yolunda ilerlemesi gerektiğini düşünmüş ve onu yarı evden atar biçimde serbest bırakmıştı.Şimdi tutupta Sona'yı bir ava çağırması gerçekten ilginç gelmişti...
"Sadece senin ne durumda olduğunu merak ettim.Hem biraz pratik yapmış oldun hem de dünyaya bir katkın oldu fena mı!" demişti hocası sadece ona ama duruşundan ve yüz ifadesinden endişe sızıyordu...Otuzdan fazla level E öldürmüşlerdi.Hiç durmadan,dinlemeden ve yemek yemeden!Ah tabi Sona her zamanki gibi ağzına koca bir dilim çikolata atmıştı ama sadece o kadar...
Biraz bir pansiyonda dinlendikten sonra Sona tekrar bir arabaya atlamış ve şehre gelmişti.Oradan da koşa koşa zifiri karanlıkta geldiği çamurlu,pis kokulu ve engebeli yoldan dönüyordu okuluna...

"Bu saatte küçük bir kız nereye koşuyormuş bakalım?"
Sona'nın vücudundan uyarı anlamı taşıyan bir irkilme dalgası geçti.Sona bunun anlamını çok iyi biliyordu.Bu fazla alışkın olduğu bir duyguydu...Bileğini düzgünce salladı ve bilekliğine sıkıştırdığı küçük bıçaklarını parmaklarının arasına alıp büyüttü.Her şeyi iyice karanlık gösteren o ürkünç ormana doğru,yani sesin geldiği yöne doğru, hızla döndü...
"Ahhh çok hızlı değilsin ha?"
Ses şimdi arkasından geliyordu.Sona onun hızına yetişemeyecekti,bu kesindi.Karşısındaki kendisinden en az otuz yaş daha yaşlı bir vampirdi!Koklamak ve hissetmekti şuan yapabileceği şey.Yavaşça gözlerini kapattı.Derince nefes aldı ve konsantre oldu.Evet!Şimdi kendi gözüyle göremiyor bile olsa hissediyordu her bir kıpırtıyı.Fazla uzakta olmayan bir ağacın düşen yaprağının yere düşerken ki sesini bile duyuyor,yaydığı o küçük esintiyi hissedebiliyordu...Arkasından soluna doğru geçtiğini hissetti vampirin ve hızla bir elindeki bıçakları salladı...
"Kendine çok güven ve dikkatsizlikle olmaz bu işler bücür!"
Vampir,Sona'nın hemen yanındaydı şimdi ve Sona'yı boğazından bir parmak hareketiyle kitledi.Sona hareket edemezdi artık!Vampir, Sona'nın elini aldı ve bileğinin iç kısmını iğrenç tırnaklarıyla çizip yayılan o yoğun kan kokusunu içine çekti.Kanın kokusunun çok farklı olduğunu düşünüyor fakat bu koku iştahını daha da kabartıyordu.Ama yaptığı bir hata vardı!
"Immm...İşte...Kadınlardan vampir avcısı falan olmaz zaten!Onlar sadece hizmette bulunmalılar diğer çoğu şeylerde daha çok...Ne!"
Vampirin Sona'nın elini hareket ettirmesiyle Sona'nın kilidi birazda olsa bozulmuştu.Sona farkettirmeden ayağını yavaşça ve düzgünce yere vurarak tüm kilidi açtı ve diğerelindeki anti-vampir bıçaklarını soktu bu iğrenç vampire...Vampir havaya karışırken Sona'nın yüzüne vahşi bir gülümseme yerleşti.
"Seni moron!Kitleme kurallarını öğrende gel!Ve benle asla erkek kadın tartışmasına girme!Ah...Ama seni artık göremeyeceğim nede olsa!"
Sona çelik çantasından çıkardığı kalın,kırmızı, kokulu bir mendili kesik bileğine bastırdı ama yara çok derindi.Sadece yıldızların aydınlattı karanlık gökyüzüne kafasını kaldırdı ve küçük bir küfür savurdu ve az kalan yoluna devam etti.Yarası nasıl olsa birazdan kapanacaktı.Aldığı yaralar normal insanlara göre daha hızlı vampirlere göreyse daha yavaş iyileşiyordu.Kendisi de o arada bir şeydi,kimse ne olduğunu bilmiyordu.Vampir değildi,anti-vampir silahlardan etkilenmiyor kana açlık duymuyordu.İnsanda değildi çünkü yaklaşık on yıldır on sekizlerinde gösteriyordu.Ah tabi bu hoşuna gidiyordu çünkü gerçekten çocuk ruhluydu...Kafasında bunlara benzerdüşünceler varken hala okuluna doğru yürüyordu.Ara bir sokaktan geçerken bir çatırdı duydu ve hızla döndü.Birisi kendisini karanlığın içine doğru çekmişti ama biraz geç kalmıştı açıkçası.
"Tamam...Kimsin!?"
Sona'nın sağındaki ıslak,yeşil yeşil bişeyler sarkan -ki büyük ihtimalle bunlar yosundu- duvara sabitlenmiş kırık bir merdivenin altındanki karaltıdan,gözleri gecede masmavi parlayan biri çıkıp Sona'nın önüne geldi.Sona sinirle karşısındaki çocuğa baktı.
"Anlaşılan yine işe çıkmışsın zırhlı çatlak."
"Bu seni hiç ilgilendirmez kuş kafa!"
"Sen tam bir şapşalsın bunu biliyorsun değil mi!"
"Beni kendinle karıştırma çöplükte kokmuş muz kabuğu!"
Çocuk gülerek gözlerini yere devirdi...Sona ve Joseph tam yirmi sekiz yıldır tanışıyorlardı.Aslında ikisi de on dokuzundan fazla göstermiyorlardı.Bunun nedeni ikisininde aynı türden olmalarıydı!Sona vampir avlamaya başladıktan sonra bu ikili uzun süre önce ayrılmak zorunda kalmıştı.Joseph Sona'nın avcılığa başlaması yüzünden,vampirler arasında iyi bilinen soylu ailesinin baskısıyla, Sona'nın yanından ayrılmak zorunda kalmıştı da denebilir.Ama uzun arayışlar sonrası Joseph Sona'yı tekrar bulmuş ve yanında bitmiştir.
"Bazen senin bir bayan olduğuna inanamıyorum biliyor musun seni otlakta büyümüş çelik yığını!"
"Seninde bayanlara karşı pek terbiyeli olduğun söylenemez çığırtkan beyaz maymun!"
Joseph bir kahkaha atmamak için yanaklarını ısırıyor gibiydi.Evet bu sataşmaları ikisi de çok seviyordu ve çokta özlemişlerdi.Her ne kadar bu hallerinden daha da çok atışsalar eskiden ikiside kendilerini birbirlerine emanet edebilirlerdi.Çünkü çok iyi biliyorlardı ki kendi canlarından çok birbirlerinin canlarını önemsiyorlardı...Joseph Sona'ya doğru ilerleyince Sona'da bir adım geriledi.Onunla fazla yakın mesafede bulunmak sinirlerini bozuyordu.Imm...Ya da başka bir şeyleri daha derin hissediyordu ama sinirlerinin bozuk olması daha çok işine geliyordu.Şuanda kafasını bozacak bir duygu seline ve hatıralar geçidine ihtiyacı yoktu.
Joseph'in bir şeyler söylemek için hazırlandığını fark etti.Joseph'ten sonra o da bir şeyler söyleyecekti tabi ki!Pes etmesi gereken Joseph olurdu her zaman!Bu yüzden düşünmeye başladı.Joseph'i fazla dikkatli dinlemiyordu...
"Sende öyle bir kalp var ki!..Seni seviyorum!"
"Sende de öyle bir beyin va...rki...Ne!"
Birden neye uğradığını şaşırdı Sona.Normalde Joseph'in burada ona hakaret ediyor olması geriyordu ama o Sona'yı sevdiğini söylemişti!Sona tekrar iki adım geriye gitti.Bu söz suratına tokat gibi çarpmıştı.Kalbinin derinliklerine yirmi yılda zor ittiği duygular şimdi bir sözle açığa mı çıkıyordu!Buna izin vermeyecekti!O kadar uzun zaman boyunca başardığı şeyleri tek bir söze ve derinlemesine bakan o gözlere karşı silmeyecekti!Kızgın bir ifadeyle Joseph'e baktı.Hayır!Bir daha o kadar üzülmeyecekti!Kendine söz vermişti...Kızgın ifadesini,Joseph'in yumuşacık bakan mavi gözlerinin etkisinden korudu ve hızla yanından geçerek karanlık sokağın derinliklerine daldı.Bir taraftan Joseph'in onu takip etmesini istiyor bir taraftan da onu öldürmek istiyordu!Öldürmek biraz ağır olabilirdi belki ama bir şey fark etmişti...Joseph'te artık bir vampirdi!Tam bir vampir!Kendisi gibi melezimsi bir şey değildi artık...
Okulun önüne gelince o eski koca ağaca tırmandı ve bir dalına oturdu.Dalı odasının camına kadar büyüttü ve açık camdan serinleyen odasına atladı.Zırhını tekrar halkalar haline küçülttü ve yumuşak geceliğini üstüne geçirdi...
"O nereden çıktı ki!Kahretsin Joseph!Unutmuştum seni!Sen...Sen...Sen..."
Sesi gittikçe cılızlaşıyordu.Sağ gözünden aşağı gelen bir ıslaklık hissetti ve hızla yanağını sildi.Bir daha aynı hataya düşmeyecekti!Bir daha onu asla görmeyecekti!..Hayır!Onu gördüğünde öldürecekti!Odasının dörtte üçünü kaplayan cibinlikli yatağına yavaşça girdiğinde camında bir tıklatma duydu.Hızla yeni uzandığı yatağından kalktı ve baş ucundaki anti-vampir kılıcını eline aldı.Kendisine verdiği sözü tutmalıydı!Nasıl yapacağını bilmese de bunu yapacaktı!..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Wisteria Ryngéer
Yüksek Rahibe | Vampir Tarihi Profesörü
Yüksek Rahibe | Vampir Tarihi Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 140
Kayıt tarihi : 26/05/10
Yaş : 24
Nerden : Fangtasia.

MesajKonu: Geri: Sona McDiable   Çarş. Haz. 16, 2010 11:47 am

Betimleme - 15
Kurgu - 12
Hayal Gücü - 15
Akıcılık - 15
İmla - 10
Renklendirme - 10
Uzunluk - 10

Seksen yedi ^^

_________________


Made by Valentina.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Sona McDiable
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
House Of Night Rpg :: Başlangıç ve Yardım :: Rpg Gücünüz :: Rp Puanlatma-
Buraya geçin: