AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Ziyaret.

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
D.Megumi Swinh
5. Sınıf Çaylak
avatar

Mesaj Sayısı : 40
Kayıt tarihi : 19/06/10
Yaş : 23
Nerden : Uzay'dan. :D Barış için geldim Dünyalı dostum! V! :D

MesajKonu: Ziyaret.   C.tesi Haz. 19, 2010 4:02 pm

Adımlarını attıkça içindeki heyecan, şaşkınlık, merak ve hüzünde artıyor olmasına rağmen koruyordu yüzündeki gülümsemeyi. Akşam üzeriydi. Gökyüzü bulutlarla dolu ama bir o kadarda bunaltıcı bir sıcaklığa sahipti. Sağ elini saçından çekip alnındaki mavi içi boş hilal dövmesine dokundurdu hafif bir ürkeklikle.. Yüzüne konan acı ifade geçti çabucak. Burası annesine en yakın olduğu yerdi; asık bir surat annesini üzmekten başka bir şeye yaramayacaktı nede olsa.

Birkaç dakika sonra hızlanmaya başladı adımları bir an önce varmak istemenin hevesi eşliğinde. Yüzünde hayvani bir boyuta erişen gülümseme ile elini havaya kaldırıp hızla iki yana sallamaya başladı Meg.

" Koonnichi waa Oookka-saaan! Ehehee! Yine ben! "

Mezarın başında duruyorken eli saç bukleleriyle oynamaya başlamıştı bile. Bunu hafif bir sıkıntı içinde olduğu zaman hep yapardı zaten. Çantasını mezarın yanına yere fırlattıktan ve annesi için aldığı çiçekleri yerleştirdikten sonra mezarın kenarındaki mermere oturdu. Bir yandan da annesi ile konuşuyordu.

" Aaah, Okka-saan! Hava gerçekten boğucu! Ama rahatsız değilim! Soğuktan oon bin kattrilyon kat daha iyidir! Sende sıcak havayı seversin değil mi anne? Hatırlıyorum; çok soğuk havalarda yüzün hep asık olurdu. Babamın söylediğine göre bende öyleymişim. Sana benzemek.. Bu çok hoş Okka-san! ..."

Meg'in en sevdiği hobisi buydu işte; konuşmak, konuşmak ve konuşmak! Erken yaşta konuşmayı sökmüş ve bir daha hiç susmamıştı. Diğer bir çok özelliği gibi bunuda annesinden almıştı dolayısıyla bu kendini daha iyi hissetmesine yol açıyordu. Ve üzgün olduğu zamanlar bunu örtpas etmenin en iyi yoluda konuşmaktı. Mesela şuan annesinin içindeki duygularla ilgili hiçbir fikri olmadığına emindi. İçinden alnındaki o şeye hayallerini yıktığı için lanet okurken dışarıdan böyle mutlu gözükebiliyordu işte. Tüm bunlar o vampir olmayı sağlayan dövme yüzündendi.O dövme.. O lanet olası mavi dövme gelmiş ve her şeyi mahvetmişti! Annesinin ölümünü tam olarak kavradığından beri o hayaller olduğu için yaşama isteği solmamıştı hiç ama ya şimdi..
Bir vampir olacaktı belkide; o zaman bu hiç ölemeyeceği anlamına gelmez miydi? Veya ölse bile bir çaylağın ölünce ne olacağı hakkında hiçbir şey bilmiyordu.. Bildiği tek şey o hayaller asla gerçekleşmeyecekti.. Hayallerdi ve hayal olarak kalacaklardı sonsuza kadar..

Sessizliğinin yol açtığı şey huzursuzluktu.. Hissedebiliyordu annesinin mezarından taşan huzursuzluğu. Bir an önce söylemeli! diye düşünerek konuşmaya başladı bu sefer.

" Okka-san.. Gördün değil mi dövme mi? O benim vampir olmamı sağlayacak. Enteresan ha? Bencede.. Çok merak ediyorum; okulu, vampirleri, çaylakları, çevreyi.. Geleceği merak ediyorum okka-san. İçimde hafif bir sevinç olduğunuda kabul etmeliyim sanırım ama bu olay tüm gelecek planlarımı çürüttü.. Kızmalı mıyım yoksa oluruna mı bırakmalıyım bilemiyorum. O kadar allak bullak olduki her şey.. Vampirler gerçekten kanla besleniyormuş okka-san! İnanabiliyor musun gerçek kan! Şimdi bunun iğrenç olduğu düşünüyorum ama belki tadınca bana.. Iııhmm.. Nuggetlı patates kızartmalı kola gibi gelir! O zamaan çiçek gibi olur! Ehehe! Ah, artık gitmeliyim okka-saan.. Eve uğrayıp eşyalarımı alacağım ve sonra babam beni okula, yeni okuluma, vampir okuluma bırakacak! Bana şans dile! Görüşürüz ookka-saan! Nihaha! "

Hızla çantasını kavrayıp eliyle annesine öpücük yolladı. Arkasını dönüp bir süre hızla koştuktan sonra tekrar yüzünü mezara doğru çevirdi. Epey uzaklaşmıştı. Elini tekrar havaya kaldırıp sallarken seslendi;

" Seni seviyorum ookka-saan! "

Koşmaya başladı gene.. Tek yapabildiğinin annesiyle konuşmak olması canını çok yakıyordu bu yüzden uzaklaşmak istiyordu hemen buradan.. Dertleşmek değildi ki bu.. Tek kişilik bir monolog.. O yanındaymış gibi davranması gerekiyordu ama bu getirmiyordu O'nu işte! Canını acıtıyor, üzüyor, hayal kırıklığı yaşatıyordu her seferinde. Sesini duyamayacaktı hiçbir zaman.. Üzüldüğü zaman ona anlatamayacaktı hiçbir şeyini, ona sarılıp ağlayamacak, öğütlerini ve tesellilerini duyamayacaktı asla.. Ama bu yüzden annesini hiç ziyaret etmemek bencilce olurdu. Bu şekilde devam etmesi en iyisiydi. Annesinin canı yanmıyordu ya, gerisi boştu. Sadece mutlu görünmeliydi onun yanında.. Ona dert yanmasının manası yoktu ki sonuçta..

Gözleri yanmaya başladığından adımlarını hızlandırdı elinden geldiğince. Mezarlığın çıkışınıda geçip parka geldiğindeyse; dönüp baktı arkasına. Şimdi ruhuna olduğu gibi uzaktı annesinin bedeninede.. Zaten titreyen bacaklarının onu daha fazla taşıyamayacağını düşünerek bırakıverdi kendini yere.. Annesinin hissetmeyeceğini, görmeyeceğini bilmenin rahatlığıyla tüm üzüntüsünü salmaya başladı dışarıya. Hıçkırıklarına karışan damlalar aktıkça uyuşmaya başladı sanki.. Gökyüzüne kaldırdı başını fısıltı halindeki sözleri eşliğinde..

" Okka-san.. Belki kısa bir süre kalabileceğim orada ama Tanrıçam şahidim olsun ki yanına geleceğim bir gün.. "
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Wisteria Ryngéer
Yüksek Rahibe | Vampir Tarihi Profesörü
Yüksek Rahibe | Vampir Tarihi Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 140
Kayıt tarihi : 26/05/10
Yaş : 23
Nerden : Fangtasia.

MesajKonu: Geri: Ziyaret.   C.tesi Haz. 19, 2010 7:22 pm

Betimleme - 20 /10 Puan
Kurgu - 15 / 15 Puan
Hayal Gücü - 15 / 10 Puan
Akıcılık - 15 / 15 Puan
İmla - 15 / 15 Puan
Renklendirme - 10 / 8 Puan
Uzunluk - 10 / 10 Puan

Toplam 83^^

_________________


Made by Valentina.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Ziyaret.
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
House Of Night Rpg :: Başlangıç ve Yardım :: Rpg Gücünüz :: Rp Puanlatma-
Buraya geçin: