AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Opaque^^

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Jessié Clemencé McQueen
Kırmızı Vampir
Kırmızı Vampir
avatar

Mesaj Sayısı : 5
Kayıt tarihi : 31/05/10

MesajKonu: Opaque^^   Ptsi Mayıs 31, 2010 5:52 pm

Not:1.tekil şahısla yazılan bir rp isterseniz 3.teki ile yazılan bir rp koyabilirim

Bu akşam ev arkadaşlarım dışarıdaydı, bende tek başıma korku filmi izleyip mısır patlattım. Korku filmlerinden şimdiye kadar hiç etkilenmedim ama bugün ilk olarak korktum diyebiliriz. Bilmiyorum neden ama gece uyuyamadım ve yaz ortasında yatağımda yorganın altında tir tir titriyordum. Erkek arkadaşım Kevin'i rahatsız etmek istememiştim aslında. Ama bu halimden korku filminden bin kat daha fazla korktuğum için onu aradım. Ben ona sonsuz bir sevgi ile bağlıyım ve Kevin benim için herzaman endişelenmiştir. Onun benim için endişelenmesi beni hep sinir etmiştir. Aynı zamanda da çok hoşuma gitmiştir. Bu konuda hiçbir zaman net bir kararım olmadı. Daha ilk çalışında hemen telefon açıldı.Kuşkulu ve aynı zamanda uykulu bir ses konuştu:

-Alo, Sophia! İyi misin?
-Sayılır. Gelebilir misin?
-Tamam, hemen geliyorum. Ben gelene kadar kendine iyi bak.
-Tamam, bakarım. Seni seviyorum.
-Bende.

Kevin bu sözünün ardından telefonu kapadı ve tahmin ettiğim üzere hazırlanmaya koyuldu. Ben ise hala yatakta titriyordum. Gecenin etrafı saran karanlığı ise tüylerimi diken diken etmişti. Göz pınarlarımı dolduran yaşlar gözlerimi kırpıştırmasam yanağımdan süzülecekti. Ama dayanmak zorundaydım, en azından Kevin gelene kadar ve sonra koca bir boşlukta buldum kendimi. Dayanamamıştım. Neyseki Kevin'de evin yedek bir anahtarı vardı. İyiki bu anahtarı ona vermiştim. Bayıldığım anda ise hayalimdaki tek şey bir karanlıktı. Koca bir karanlık... Ben o karanlıkta boğulacakken birden küçük bir ışık beliriverdi gözümde. Sonra soğuk iki çift el hissettim omuzlarımda ve o zaman anladım ki o küçük ışık odanın yanan lambasınndan gelmişti. Aralanan gözlerimi iyice açmaya şalıştım ama biraz sadece biraz açabilmiştim. Kevin'in o yosun yeşili gözleri benim deniz mavisi gözlerimle buluştu. Kevin çok yakışıklıydı, aynı zamanda çok tatlıydı. Oldukça kaslı kolları ve bir futbolcuya ait olan vücudu onun hemen futbol oynadığını anlatıyordu. Yüzü ise bambaşkaydı, elmacık kemikleri oldukça belirgindi. Ama tüm bunlar inanılmayacak şekilde uyumlu biçimdeydi. Aslında ikimiz birbirimizi öylesine tamamlıyorduk ki yanyana geldiğimizde bir elmanın iki yarısı gibi oluyorduk. Tencere kapak misali. Benim sarı saçlarımla onun kahverengi saçları öylesine uyumluydu ki aynı gökyüzündeki ay ve yıldızlar gibi. Ben bir kez daha Kevin'in ne kadar yakışıklı olduğunu düşünürken onun sesi kalbimin yerinden çıkmasına sebep oluyordu:

-Sophia, iyi misin?

Bu sorunun gereksiz olduğunu ikimizde biliyorduk ama ben sadece öksürmekle yetindim. O da benim konuşabilecek hale gelmem için bana zaman tanıdı. Kendimi iyi hissetmeye başladığım zaman:

-Geldiğin için teşekkür ederim.
-So, saçmalama tabiki de gelecektim. Peki sen iyi hissediyor musun?
-Evet, daha iyiyim.
-İyi içimi rahatlattın.
-Benim için bu kadar endişelenmene gerek yok.
-Sen benim için bu kadar endişelenmez miydin?
-Tabiki de endişelenirdim ama...
-Aması yok anlıyorsun değil mi?
-Evet.
-Aslında seni yormasam iyi olur, biraz dinlenmelisin.

O bunları söylerken o yosun yeşili gözleri o kadar sıcaktı ki hayır demeye karar verdim. Tam ağzımı hayır demek için açacaktım ki yorgunluğum ağır bastı ve göz kapaklarım ağırlaştı. Gözlerim kapalı haldeyken ben onun beni yatağıma yatırırken alnıma bir öpücük kondurduğunu hissetmiştim. Sonra kendimi derin ve soluksuz bir uykuda buldum.
Kalktığımda Kevin'de yanıbaşımda uyuya kalmıştı. Kendimi sanki dün gece yaşanmamış gibi hissediyordum, gayet iyiydim. Kalktım ve yüzümü yıkadım. Yiyecek bir şeyler hazırladım ve Kevin'in olduğu odaya gittim. Hala uyuyordu. Bende bir yere oturup uyanana kadar onu izledim. Onun bana ait olmasına olanak veremezken o benimdi, sadece benim. Ben ne kadar şanslı olduğumu düşünürken göz kapakları hafifçe aralandı ve beni görünce yüzüne uykulu bir gülümseme yansıdı. Bende ona bu halimle en güzel sayılabilecek şekilde gülümsedim ve:

-Günaydın.
-Günaydın.
-Dün akşam ne kadar kötü olsam da sana sahip olduğum için şanslıyım.
-O benim şansım.
-Tamam, her ne haltsa.

Benim bu sözümün ardından ikimizde katıla katıla gülmeye başladık, karınlarımız ağrıyana kadar. Gülmemiz son bulduğunda ben:

-Hadi ama hasta biri bu kadar güler mi? Kurt gibi acıktım, bir şeyler yiyelim.
-Tamam olur, dedi Kevin ve o benim elimi tutup mutfağa kadar beraber gitmemizi sağladı.
Yemeklerimizi yedik ve ben masadakileri toplar ken Kevin'de bana yardım etti ve sonra ben:

-Keşke her zaman hasta olsam da sen yanımda kalsan.
-Hayır, sakın öyle deme. Sen hasta olmada ben ne zaman istersen gelirim.
-Tamam, demem.
-Seni seviyorum.
-Bende.
-Bugün okula gitmesek iyi olur.
-Evet, bencede.

Günün geri kalanı ise buna benzer bir şekilde geçti, Kevin bütün gün biran olsun beni yalnız bırakmadı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Wisteria Ryngéer
Yüksek Rahibe | Vampir Tarihi Profesörü
Yüksek Rahibe | Vampir Tarihi Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 140
Kayıt tarihi : 26/05/10
Yaş : 24
Nerden : Fangtasia.

MesajKonu: Geri: Opaque^^   Ptsi Mayıs 31, 2010 6:04 pm

Betimleme - 15
Kurgu - 10
Hayal Gücü - 10
Akıcılık - 7
İmla - 13
Renklendirme - 10 Puan
Uzunluk - 10 Puan

Toplam: 75.
Kutsanmaya ^^

_________________


Made by Valentina.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Opaque^^
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
House Of Night Rpg :: Başlangıç ve Yardım :: Rpg Gücünüz :: Rp Puanlatma-
Buraya geçin: